LÜTFEN DİKKAT !!

Üzülerek belirtmeliyim ki, insan sağlığı ülkemizde tamamen
kapitalist görüşler doğrultusunda şekillenmektedir.

Ne kadar paran varsa o kadar sağlık hizmeti alabildiğin bu sistemde para kazanmak uğruna yapılan  yanlışlıklar  insan hayatını ciddi boyutlarda tehdit eder hale gelmiştir. Acil servislere müracaat eden hastaların ilk önce parasının olup olmadığının sorulmasının veya ölümle yaşam arasındaki çizgide gidip gelen bir yaralının önce cebinin dolu olup olmadığına bakılmasının ne kadar  İĞRENÇ  bir davranış olduğunun farkındasınız umarım..
 

Çok önemli sorunlardan birisi de verilen gereksiz ameliyat kararlarıdır.  

 Cerrahların geliri yaptıkları ameliyat sayısı ile doğru orantılıdır. Yani ne kadar çok ameliyat o kadar çok para anlamına gelmektedir. Ne yazık ki böyle bir ortamda çok kazanmak uğruna vicdanının sesine kulaklarını tıkayan meslektaşlarımın olduğunu belirtmek zorundayım.

Günümüzde en çok istismar edilen hastalıkların başında bel fıtığı gelmektedir. Öncelikle her beli ağrıyan hastaya  "bel fıtığı"  teşhisinin konması adeta bir alışkanlık veya bir kolaylık haline gelmiştir.  Ve her bel fıtığı denilen hastaya ameliyat olması gerektiğinin söylenmesi ve "ameliyat olmazsa felç kalacağının" söylenerek adeta hastanın üzerinde ameliyata yönlenmesi için baskı unsuru olarak kullanılması sıradan bir olay haline gelmiştir.  Basit bir fizik tedavi programı sonunda iyileşebilecek hastalar üzerinde korku yaratarak ameliyata yönlendirilmesi, özellikle nüfusunun % 43 ü ilköğretim mezunu ve % 13'ü okuma yazma bilmeyen kişilerden oluşmuş bir toplumda kanaatimce  KANAYAN BİR YARADIR. 
Üstelik hekimlerin   
"yaptıkları hatalardan dolayı"   asla ve asla sorumlu olmadıkları bir ülkede..
Yani Türkiye de...

Bana müracaat eden ve bir başka hekim tarafından ameliyat olması gerektiği söylendiği halde "ameliyat olmamasına karar verdiğim"  hastalarımın sayısı ameliyat ettiğim hastalarımın sayısıyla kıyaslanamayacak kadar çoktur. İnanın  "bel fıtığı olmuşsun, acil ameliyat olman gerekir"  denilen bir çok hastanın bel fıtığı hastası bile olmadığına şahit olmak beni son derecede üzmektedir.

Bu arada  "gereksiz yere yapılan ameliyatları" sadece beyin cerrahlarına aitmiş gibi göstermek beyin cerrahisine haksızlık olur  sanırım. Mesela, mahallesinde,kasabasında apandisitten ameliyat olmayan tek bir kişinin bile hemen hemen kalmadığı genel cerrah ağabeylerimizin hikayeleri anlatılırdı eski zamanlarda.Her karın ağrısı şikayeti ile acile gelen hastayı yaşlı genç demeden ameliyat masasına yatırıp apandisitlerini alan cerrahlar, her önüne gelen gebe kadını sezeryan olması için ikna eden kadın doğumcular ve mahallesindeki ilkokullara dadanarak tüm çocukların bademciklerini alan kulak burun boğaz uzmanı meslektaşlarımın hikayeleri ile yetiştik bizler.

ÇÜNKÜ, SAĞLIK HİZMETİMİZ TAMAMEN PARA PARA VE PARA KAZANMAK  üzerine kurulmuştur.

Bu sistemden başka bir şey beklemek hayal görmek olmaz mı?

Her neyse; başka branşların işine karışmak bana düşmez. Beyin cerrahisi uzmanı olarak üstüme düşeni yapmam yeterli olur sanırım.

GEREKSİZ YERE YAPILAN AMELİYATLARI KISMEN DE OLSA ENGELLEYEBİLİRSEM 30 yıllık meslek hayatımda yaptığım tüm hizmetlerimden daha fazla işe yarayacağını düşünüyorum. Umarım başarılı olurum.

 

                                                                              Op.Dr.S.Serhat Duruhan

                                                                  Beyin Ve Sinir Sistemi Cerrahisi Uzmanı